Günün yorgunluğu değil üzerimdeki. Belki haftaların belkide ayların yorgunluğu var. Ya da varlığımda yokluğun sebebi olan şeyler ben de bir bıkkınlık oluşturuyor. hayata anlam katan bişey mi kalmadı acaba diyorum ama 24 saat yetmiyor günüme şaşırıyorum. Sıkıldım mı yoksa artık tek düze hayattan. Her gün kalk yemek su okul ev ve sanal.. sanırım bunaltan bunlar.
Pişmanlıkların tek ifadesimidir keşke.. yoksa geçmişe dönememenin kaçışımıdır..! Yaşanmayan ne varsa yaşanması gereken, yapılmayan ne varsa yapılması gereken, umut denen kelimenin karşılığı ne kadar cümle varsa hepsinin karşılığı…
Belki de kendinden kaçışın kısa yolu. Yada boşvermenin diğer adı keşke… Unutulması gerekenlerin bir kalemde çizilişi.. Dinlenen arabesk şarkının kalpteki etkisi keşke…
Hayatım boyunca hep birilerine faydalı hep yapıcı olmaya çalıştım. En azından aynaya bakınca aynada farklı bir yüz görmüyorum. Birilerine yaranmak gibi bir derdim asla olmadı ama bazen kendimden vazgeçip karşımdaki adına düşünmeye kadar da varan anlarım oldu. Fakat tuhaftır tüm bunların sonucu hep aynı. kendi kendine kızan, sinirlenen, sinirini klavyeden yada duvardan çıkaran bir tip çıktı ortaya…