Pek küfür etmeyi sevmem ama bir hikaye anlatılır bizim orda.. adamın biri varmış ve sürekli küfür edermiş… kendince de haklıymış.. …. bir-iki derken en son bunu kadıya şikayet etmişler.. çıkmış kadının karşısına.
Aşktan yana söz duyunca
Ben hep seni düşünürüm
Uçsuz hayaller boyunca
Ben hep seni düşünürüm
Pişmanlıkların tek ifadesimidir keşke.. yoksa geçmişe dönememenin kaçışımıdır..! Yaşanmayan ne varsa yaşanması gereken, yapılmayan ne varsa yapılması gereken, umut denen kelimenin karşılığı ne kadar cümle varsa hepsinin karşılığı…
Belki de kendinden kaçışın kısa yolu. Yada boşvermenin diğer adı keşke… Unutulması gerekenlerin bir kalemde çizilişi.. Dinlenen arabesk şarkının kalpteki etkisi keşke…
dört duvarın anladıklarını anlatamıyor kelimelerim artık… Satıra nasıl başlanır onu bile hatırlamakda zorlanıyorum. içimde var olan kelimeler cümleler hatta paragraflar birikmişken harfler yanyana gelmekde zorlanıyor… Sanırım yazının kalıcılığı korkutuyor beni…
Hayatım boyunca hep birilerine faydalı hep yapıcı olmaya çalıştım. En azından aynaya bakınca aynada farklı bir yüz görmüyorum. Birilerine yaranmak gibi bir derdim asla olmadı ama bazen kendimden vazgeçip karşımdaki adına düşünmeye kadar da varan anlarım oldu. Fakat tuhaftır tüm bunların sonucu hep aynı. kendi kendine kızan, sinirlenen, sinirini klavyeden yada duvardan çıkaran bir tip çıktı ortaya…
Ve Cudi eteğinde…
Gabar’ın kenarında…
İlk medeniyetlerin odağında…
İlk medeniyetler havasında….
Üstü çamur ve tahta…
Kursun son günü ve son ders… Flash CS3 ile başlayıp Dreamweaver ile son bulan maceranın son dalgası da kıyıya vurmak üzere… Buradaki dalgalar hangi geminin yolunu değiştirir bilinmez ama okyanusa yeni yeni damlalar eklediği kesin… Somut olarak birşeyler oldu, sanırım öğrenme denen olayın aşamalarını yaşadım diyebileceğim bir kursun sonuna geldik.
Kaç yıl oldu bilmiyorum klavyenin tuşları ile tanışalı ama pekde fazla olmadı en azından oldu demeye dilim varmıyor ve site benim ne dersem o olur… olmadı o kadar…..
Bir kez daha fakat bu sefer sanal kalabalıkların içerisinde ve yazan kalemim değil… o yüzden kan damlıyor kalemden de diyemiyorum. Varsın cümlede o kelime de olmayıversin..
Mart ayının ilk günü bugün. Bahar geliyor sanırım artık. Ömür denen şu zaman tünelinde yavaş yavaş karanlık sona doğru ilerliyoruz. Sonunda gözükecek ışığı mı arıyoruz onu da bilmiyorum ama loş bir havada adım adım ilerlerken, vadesiz hesaplar içerisinde anlık düşüncelerin esiri oluyoruz.