4 Nisan 1997 yılından bu zamana çook zaman geçdi sanki ama dün gibi daha. o karın altında damla damla akan gözyaşları ve Başbuğlar Ölmez diye haykıran diller daha dün gibi… Ve geçen onca yıl. şimdi zaman 9 nisan 2009. bir düzine yıl geçmiş ama bir düzine adım aldık mı bilmiyorum. Eleştirmek mi deniyor buna… Yada sorgulamak mı yoksa biz olmak mı bilmiyorum ama ardından geçen onca senenin ardından hislerde yavaş yavaş yıllara yenik düşüyor… Varlığımın sebebi ve insan olmanın bilinci içinde faydalı olabilmenin inancıyla o ülküye doğru her adımda biraz daha biraz daha gayret diyerek çalışan yürekler… ve ne yaptığını bilmeden sadece adı ‘ülkücü’ olan binlerce kelle…